naber be blog?aklımı toparlayıp sana gelemedim bi türlü o yüzden şimdi kelimeleri parçalı bulutlu ben vericem sana güneşli lodosluya sen çeviriceksin..lakin aklımda kimi birbirinin içine geçmiş durumda kimisi de alt-üstler..kelimelerle ve de bende uyandırdıkları başka başka anlamlarla bozmuş durumdayım..gene aynı noktaya geldim be blog!keşke sana da bi rumuz bulsaydım böyle çok mesafeli olduk..bir sonraki hayalkırıklığına hazırlık aşamasındayım..ne garip yaratıklarız biz insanlar...bile bile de ateşin üstüne gidilmez dimi?
-onunla konuştun mu dedi?tango bu akşam
3-5 saniye onun-kim olduğunu düşündüm
-ohoooo hadi kızım hadi geçmiş olsun ona dedi..
yok dedim dur daha alışmam lazım.hazırlıksız yakalandım..
hayır yani ben istemem uzak-lık bıktım tuzaklardan derken olucak iş mi şimdi bu?naapıyosun sen kendine dimi?sana bütün ayrıntılarıyla anlatsam html kodun çözülür valla bak..
çok yorgunum bedenen ve de ruhen bugün pazar ve ben saatleri ayarlama enstitüsüyüm..bu saatler olayı bende tuhaf bi his uyandırıyo..heyecanlanıyorum çocuk muyum ki?
nedensiz bi şekilde sağ dizim şişti..topal kargalar gibi peynir peşindeydim bütün gün..çok güzel bi film izledim
kıskanmak-zeki demirkubuz'un..izlerken içten içe ama gerçekten sinir olursun ya/kendine yakıştıramadığın varlığından rahatsız olunan duygular vardır ya ama vardır sonuçta böyle davranış şekilleri inkar etsen de arızalı,hastalıklı durumlar..çok güzeldi geç kalmışım izlemek için..
yaz gelmek üzere şurda temmuza ne kaldı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder