19 Temmuz 2010

idrak yolları


sevgili gezegenim en sıcak günlerini yaşarken;ziyadesiyle üstünde ısınan insanların,yamyam misali olan erkek kısmısına olan güvenim giderek azalıyor be blog!sürekli etrafımdaki dedikoduları takip etmekten beynim döndü artık..kış gelsin kanımız soğusun ağırlaşalım..
haftasonu deniz çok güzeldi..burası dedim beni dünyada huzurlu kılan tek yer..denizin içindeki ojeli tırnaklarımın üzrinden balıklar geçti/ben baktım..rüzgar başladı akşamüstü haliyle..biraz uyudum rüyamda kumlar,deniz kabukları,yelkenlilerle..
bu ara herkes bana kendini anlatma telaşında..çok dinlek bi şeklim var sanırım..bu gittikçe beni suskunlaştıran duruma bi dur demeliyim..karşımdakiler konuştukça ben susmayı tercih ediyorum..ruhumdaki bu inadı kırabilecek bi delikanlıya aşkolsun!
gene stand by konumuna alınmış receiverlar gibi hissediyorum kendimi be blog..her dönemde aynı tarihlere mi denk geliyor bilemedim şimdi..beni baştan başlat!
artık idrak yolları enfeksiyonu yaşayan kişileri hayatımda istemiyorum..şöyle sıraya dizilsinler ve ben onlara mısır püsküllü karışımlar hazırlamadan bu gezegeni terk etsinler..bi şey bi insana bi kere söylenir dimi?
bu aralar kimseyi özlemiyorum en son kimi özledim biliomusun?tangoyu tabiiki de..izindeydi kuzucum..
sevgili evren,pervasız,fütursuz,kendini bilmez haylazları yut ve öğütme..joseph gene bana kızıcak negatif fikirlerim için ama naapiim her zaman da pozitif olamıyor bu bünye..top yap..renkli toplar..
ben buharlaştım blog kendine iyi bak!

Hiç yorum yok: